NEUROFEEDBACK BİLİGİSAYARLI BEYİN EĞİTİMİ
Nedir?
Kişi farkında olmadığı vücut fonksiyonları hakkında bilgilendirilirse bunları kontrol edebilir ve hatta değiştirebilir. Örneğin geri bildirim sağlayan cihazların yardımı ile kişi daha önce kontrol edemediği el ısısını arttırıp azaltmayı kolayca öğrenebilir. Aynı durum beynin elektrik dalgaları için de geçerli. Eğer kendi beyin dalgalarımızı görebilirsek, hangi dalganın ne zaman artıp ne zaman azaldığını öğrenirsek kendi beynimizi kontrol edebiliriz. Ve tekrar eden seanslarla istendik beyin dalgalarını arttırıp, istenmedik beyin dalgalarını azaltabiliriz. Bu beyin egzersizine neurofeedback deniyor.
Nasıl uygulanır?
Özel dijital EEG cihazının bir ucu elektrodlar ile kişinin kafasına, bir ucu da veri kablosu ile bilgisayara bağlıdır. Beş elektrodun ikisi kulak memesine (referans değer için), biri alna (ölçümün doğruluğu için), ikisi de esas çalışılacak bölgeye konur. Bu bölgeler normal EEG çekilirken kullanılan uluslararası standart 19 noktadır ve saçlı deriye denk gelir. Uygulama 30 dakika sürer ve konforludur. Genelde haftada 2, mümkünse 3 seans uygulanır daha sonra haftada 1’e düşürülebilir. İlk 10-15 seanstan önce bir değişiklik pek görülmez. Bir üst sınır olmamasına rağmen çoğu zaman 40 seansta yeteri kadar değişiklik olur ve öğrenci yeniden özel eğitime yönlendirilir. Bazen de çocuğun yerinde oturur, komut alır hale gelmesi için önce özel eğitim alır sonra neurofeedback’e yönlendirilir. Ailenin isteği doğrulusunda 40’tan fazla seans alınabilir ve tabii ki o zaman daha çok fayda görülür.
Nelerde uygulanır?
Neurofeedback psikolojinin ve psikiyatrinin alanına giren her türlü rahatsızlıkta kullanılabilir. İnternette arama yaptığınızda en basit rahatsızlıktan en ciddi kronik hastalıklara kadar (depresyon, anksiyete, şizofreni, down sendromu, otizim, epilepsi, serebral palsi vb.) yaygın şekilde kullanıldığını başarılı örnekleriyle görebilirsiniz. Bizse çok daha sınırlı bir alanda sadece kendi kurumumuzdaki çocuklar için dikkat ve konsantrasyonlarını arttırmak için kullanıyoruz.
Birkaç örnek:
Furkan, 10 yaşında, dikkat eksikliği, değişiklikler: daha önce hiç yapmıyorken artık tam yetiştiremese de okulda not tutuyor ve evde ders çalışıyor, notları 1’den 2’lere 2’den 3’lere çıktı, arkadaş ilişkileri düzeldi.
Gülsüm, 12 yaşında, akıcı konuşma bozukluğu, değişiklikler: özel eğitim ile telaffuzu belli bir yere kadar düzelmişti ama daha ötesine geçemiyorduk, 10. seanstan itibaren konuşması düzelmeye başladı, artan güveniyle sınıf içerisinde kendini daha iyi ifade etmeye başladı.
Kerem, 9 yaşında, dikkat eksiklği, değişiklikler: dikkati bariz bir şekilde arttı, daha uzun cümleler kuruyor, soru soruyor fikir yürütüyor, annesinin deyimiyle “geveze” oldu, oysaki daha önce sorulan soruyu cevaplamakta bile isteksizdi.
Yılmaz, 11 yaşında, hafif retarde, değişiklikler: önceden hiç okutamıyorken artık kendi 4-5 sayfa kitap okuyor, kurumda hemen hiç konuşmuyordu evdeyse çoğu zaman bağırıyordu, şimdi ikisi de düzeldi.
Göktuğ, 4 yaşında, hiperaktif, değişiklikler: hareketliliği azaldı, söz dinler sıra bekler hale geldi, seanslar gittikçe daha başarılı geçmeye başladı, evde de kağıt kalemle uzun süreler çalışabiliyor, konuşması artık anlaşılabiliyor.
Burak, 8 yaşında, öğrenme bozukluğu, değişiklikler: dikkat süresi bariz bir şekilde arttı, telaffuzu düzeldi, öğretmenleri o kadar şaşırıyor ki aileyi davet edip nedenini soruyorlar, şimdi Burak’ın bir sınıf arkadaşı daha kurumumuza geliyor.
Can, 14 yaşında, serebral palsi, Can bizim kendi çocuğumuz yani kurum sahibinin oğlu, değişiklikler: önceden sürekli yarı uykuda gibiyken şimdi çevrenin çok çok daha farkında, daha kolay iletişim kurulabiliyor. Annesinin deyişiyle “doğduğundan beri eğitim alıyor ilk kez bir şeyler bu kadar fark etti”
Cansu, 17 yaşında, mental retarde, değişiklikler: 11. seanstan itibaren başladı, artık çok daha iyi kavrıyor, öğreniyor, öğrendiğini unutmuyor, sinirliliği geçti daha sakin, sakarlığı da geçti artık tabak bardak kırmıyor.
Uğur, 7 yaşında, down sendromu, değişiklikler: önceden bıraktığın yerde duruyordu şimdi çevrenin farkında meraklı akranlarıyla oynuyor, sırasını bekliyor, yolda dikkatli artık kendini kolluyor, uykusu düzene girdi vaktinde yatıyor.
Alpaslan, 8 yaşında, down sendromu, değişiklikler: konuşması arttı ve netleşti, artık kardeşiyle oynuyor, tırnak yemesi geçti.
Elif, 10 yaşında, down sendromu, değişiklikler: konuşması arttı ve netleşti kelimeden cümleye geçti, inatçılığı azaldı daha uyumlu söz dinliyor, kardeşiyle daha iyi geçiniyor.
Metehan, 11 yaşında, serebral palsi+ağır mental retarde, değişiklikler: göz kontağı arttı, televizyon izlemeye başladı, genel algılaması söz dinlemesi arttı, sinir krizleri azaldı artık elini ısırmıyor.
Adnan, 14 yaşında, hafif mental retarde, değişiklikler: daha uslu söz dinliyor bağırmadan cevap veriyor, daha önce aşırı çekingenken dışa dönük hale geldi özgüveni arttı, unutkanlığı geçti, raporunu yeniletmek için kurula gittiğinde “artık özel eğitime ihtiyacı yok” denmiş, zaten amaç da bu.
Bütün bu bilgileri çocukların ailelerinden bizzat teyit edebilirsiniz. Zaten hepsi halen kurumumuzun öğrencileri. Bir kısmının video çekimleri de var. Burada ilginç olan şu ki neurofeedback uyguladığımız hiçbir çocuğa biz hadi dikkatini arttır! ders çalış! düzgün konuş! kardeşlerinle iyi geçin! demiyoruz. Bütün bu değişiklikler sadece tekrar eden seanslarla kendiliğinden ortaya çıkıyor. Onun için çocuğunuza kızıp bağıracağınıza, ondan yapamayacağı şeyler isteyeceğinize, onun yerine çocuğunuzun beynini daha iyi kullanmasına imkân verin yeter.
Nasıl çalışıyor?
Görsel ve işitsel öğelerle eğlenceli bir oyun haline getirilmiş program ilaç kullanmaksızın, herhangi bir yan etkisi olmaksızın, birkaç yılda olabilecek ya da hiç müdahale edilmezse hiç olamayacak değişimi birkaç ayda mümkün kılıyor. Peki nasıl? Bunun için beyin elektrik dalgalarını bilmek lazım. Hızlarına göre yani saniyedeki devir sayılarına göre beyin dalgaları delta, theta, alpha ve beta olarak isimlendirilmiş. Yavaş olan Delta(0-4 Hz) ve Theta(4-8) dalgalarını azaltarak nereye uygulamışsak beynin o bölgesini daha aktiv hale getiriyoruz. Eğer dikkat bölgesine uygulamışsak dikkati, konuşma bölgesine uygulamışsak konuşması artıyor. Beynin belli bir fonksiyonla ilgili bölgeleri olsa da esas olarak bir bütün olarak çalışıyor. Dolayısıyla yaptığımız çalışma hemen hemen aynı olsa da sonuç çocuğun ihtiyacına göre değişiyor. Yani beyin daha iyi çalışmaya başlayınca hangi sorun varsa o ortadan kalkıyor.
HEG
HEG(hemoenchephalography) basitçe beyindeki kan akışını ölçen ve feedback sayesinde bunu arttırmayı öğreten sistemdir. Seans esnasında alna takılan şerit band aracılığıyla frontal lobdaki kan akışı arttırılır.
Frontal yani alın bölgesi beynin en önemli bölgesidir ve beynin geri kalanını kontrol eder. Eğer bu bölgeye yeteri kadar kan gitmezse bu bölge iyi çalışmaz ve farklı semptomlar ortaya çıkar. HEG cihazı sayesinde bu bölgedeki kanlanma miktarını ölçüyoruz ve tekrar eden seanslarla arttırıyoruz. Beyin daha iyi çalışmaya başlayınca semptomlar azalıyor. Kombine kullanımı neurofeedback seanslarının başarısını arttırıyor.
NEUROFEEDBACK VE HEG UYGULAMASI TÜRKİYE’DE SADECE BİZİM KURUMUMUZDA ÖZEL EĞİTİMİN BİR UNSURU OLARAK KULLANILIYOR.
EN FAZLA İHTİYAÇ DUYAN ÇOCUKLARIMIZ İÇİN VE HERHANGİ BİR ÜCRET TALEP ETMEKSİZİN.
Dikkat!
Burada verilen bilgiler kendi kurumumuzdaki uygulamalarımızdan ibarettir, tıbbi teşhis ve tedavi için kullanılamaz. Daha fazla bilgi için:
Tel: 0212 217 75 05 - 06 Fax 0212 217 75 07
[ANASAYFA]